Bosch’tan CES 2026’da donanım ve yazılım odaklı güç gösterisi

Las Vegas’ta düzenlenen CES 2026, Bosch’un donanım ve yazılımı bütünleşik bir vizyonla ele aldığı geniş kapsamlı teknoloji stratejisine sahne oldu. Şirket, bir yandan yeni nesil BMI5 MEMS sensör platformunu tanıtırken, diğer yandan yapay zeka, yazılım tanımlı araçlar ve akıllı üretim çözümleriyle geleceğin dijital altyapısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu BMI5 MEMS sensör platformu
Bosch, BMI5 platformuyla robotik sistemlerden genişletilmiş gerçeklik (XR) cihazlarına kadar pek çok teknolojinin temelinde yer alan MEMS (Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler) sensörlerine yeni üyeler ekliyor. BMI560, BMI563 ve BMI570 olmak üzere üç farklı varyanttan oluşan platform, ortak bir donanım altyapısı üzerine inşa edilirken yazılım sayesinde farklı kullanım senaryolarına uyarlanabiliyor.
Bosch’un faaliyet gösterdiği MEMS sensör pazarının, pazar araştırma şirketi Yole Group verilerine göre 2030 yılına kadar 19,2 milyar doları aşması ve 2024–2030 döneminde yüzde 4 bileşik yıllık büyüme göstermesi bekleniyor. Artan talep doğrultusunda Bosch, Almanya Reutlingen’deki yarı iletken üretim tesisinde bulunan temiz oda alanını 2025 sonuna kadar 44.000 metrekarenin üzerine çıkardı.
BMI5 platformundaki her sensör, farklı kullanım alanlarına odaklanan teknik özellikler sunuyor. BMI560, sanal ve artırılmış gerçeklik başlıklarında baş hareketlerini neredeyse gecikmesiz algılayarak kullanıcıların 3D ortamlarda doğal bir etkileşim kurmasını sağlıyor. Aynı sensör, gelişmiş görüntü sabitleme kabiliyeti sayesinde akıllı telefonlar ve aksiyon kameralarında hareket halindeyken bile net görüntüler elde edilmesine katkı sunuyor. BMI563, titreşimli ve zorlu koşullarda dahi yüksek doğrulukla çalışarak robotik sistemler ve VR kumandaları için kritik bir rol üstleniyor. Sensör, kamera görüşü engellense bile insansı robotların doğru yön bulabilmesine olanak tanıyor.
BMI570 ise akıllı saatler ve kablosuz kulaklıklar gibi giyilebilir cihazlarda, önceki nesle kıyasla iki kat daha geniş ölçüm aralığı sunarak jest ve dinamik hareket algısını önemli ölçüde geliştiriyor. Özellikle kulaklıklarda, hassas baş yönü verileri sayesinde sürükleyici 3D ses deneyimleri mümkün hale geliyor.
BMI5 platformundaki tüm varyantlar, Edge AI tabanlı sınıflandırma motoru içeriyor. Bu yapı, hareket ve konum verilerini sensör seviyesinde analiz ederek cihazın sürekli aktif kalmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, daha düşük enerji tüketimi ve daha hızlı tepki süreleri sağlıyor.
Yazılım, yapay zeka ve otomotivde büyük gelir hedefi
Bosch’un CES 2026’daki duyuruları yalnızca sensörlerle sınırlı kalmadı. Şirket, donanım ve yazılım entegrasyonunu merkeze alan stratejisiyle önümüzdeki on yılın başında yazılım ve hizmetlerden 6 milyar euronun üzerinde gelir hedeflediğini açıkladı. Bu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi bekleniyor. Yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde edilen gelirin ise 2030’ların ortasına kadar 10 milyar euronun üzerine çıkacağı öngörülüyor. Bosch ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zeka alanına 2,5 milyar eurodan fazla yatırım yapmayı planlıyor.
CES’te tanıtılan yeni yapay zeka tabanlı kokpit sistemi, araç içi deneyimi kişiselleştiren hepsi bir arada bir çözüm olarak öne çıkıyor. Büyük dil modeli sayesinde sürücüyle doğal bir iletişim kurabilen sistem, görsel dil modeli ile araç içi ve dışı ortamı analiz edebiliyor. Bu sayede varış noktasında otomatik park yeri arama ya da çevrim içi toplantılar için not oluşturma gibi işlevler mümkün hale geliyor. Bosch aynı zamanda brake-by-wire ve steer-by-wire teknolojileriyle mekanik bağlantıları elektrik sinyalleriyle değiştirerek yazılım tanımlı sürüşün önünü açıyor. Şirket, bu alanda 2032 yılına kadar toplamda 7 milyar euronun üzerinde gelir hedefliyor. Vehicle Motion Management yazılımı ise fren, direksiyon, aktarma organları ve şasiyi merkezi olarak yöneterek araç hareketlerini altı serbestlik derecesinde kontrol edebiliyor ve hareket kaynaklı rahatsızlıkların azaltılmasına katkı sağlıyor.
Radar Gen 7 Premium
Bosch’un CES’te dünya prömiyerini yaptığı Radar Gen 7 Premium, özel anten konfigürasyonu sayesinde 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi küçük nesneleri algılayabiliyor. Bu özellik, karmaşık trafik senaryolarında sürüş destek sistemlerinin daha güvenli manevralar yapmasını sağlıyor.
Son olarak Bosch, CES 2026 kapsamında Microsoft ile “Manufacturing Co-Intelligence” alanındaki iş birliğini genişleteceğini de duyurdu. Agentic AI yaklaşımına dayanan bu yapı, üretim süreçlerini daha akıllı hale getirerek arıza sürelerini azaltmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor. İlk müşterilerden biri olan Sick AG, bu teknolojinin endüstriyel uygulamalardaki potansiyelini ortaya koyuyor.








